UMUDUNU YİTİRMEYEN İLÇE, GÜLNAR

F. Saadet Bilir

Cumhuriyet Anadolu, 24 Kasım 2005, Sayı 2, sayfa: 25
Gülnar Gazetesi, 30 Kasım 2005, Yıl: 1, Sayı: 27
Gerçemek, Ocak-Şubat 2007, Yıl: 1, Sayı: 1, sayfa: 15

Gülnar; Silfke, Anamur, Mut, Ermenek, Aydıncık İlçeleri’yle komşu, Mersin’e 150 km., Akdeniz’e 33 km. uzaklıkta, Toroslar’ın doruğunda küçük, şirin bir ilçe.

W. H. Bartlett’in1836 tarihli gravüründe, Kelenderis (Aydıncık) limanı için “Konstantinopolis’in Konya Üzerinden geçen Anadolu karayolunun Akdeniz’e  ve Kıbrıs’a açılan en işlek liman kapısı” yazılıdır. Gülnar, eski adıyla Anaypazarı, bu karayoluyla limana gidenlerin dinlendikleri, kervan yolu üzerindeki son alışveriş yeridir.

Bir söylenceye göre, Orta Asya’da, Altay Dağları’nın batısındaki Gülnar yerleşiminden Horasan’ın Merv Kenti Dört Kuyu Köyü’ne göçmüştür, bir Yörük obası. Başlarında da Yahşi Bey ve eşi Duru Hatun vardır. Doğan, kız çocuklarına Gülnar adını koyarlar. Yahşi Bey, obasıyla birlikte batıya doğru göç yolunda, Araplar tarafından öldürülünce; yönetimi Gülnar Hatun alır ve obasını Anadolu’ya getirirken 769 yılında, Gülek Boğazı yakınlarında Araplar tarafından şehit edilir. Başsız kalan Yörük obası, Göksu’yu geçerek bir yanı Akdeniz’e; diğer yanı Köseçobanlı’ya uzanan, Zeyne (Sütlüce) ile Anamur arasındaki geniş coğrafyaya, ‘Büyük Ece’lerinden   dolayı Gülnar  adını verirler .Halk yüzyıllarca Gilindire’de (Aydıncık) kışlar;  Anaypazarı’nda (Gülnar) yaylar. 9 Mart 1912’de İngiliz bandıralı bir Yunan gemisi Gilindire (Aydıncık) limanını topa tutar. Durum Silifke Sancağı ve Adana Vilayeti’ne bildirilir. İlçe yönetiminin, eski adıyla Anaypazarı, şimdiki Gülnar’a getirilmesine karar verilir. 30 Ağustos 1916’da, Silifke Sancağı’ndan “olur” emri gelir. Gülnar’ın kuruluş gününün, Başkumandanlık Meydan Savaşı’nın kazanıldığı 30 Ağustos tarihine rastlaması da anlamlı. 2002 yılından beri, 30 Ağustos tarihine yakın bir hafta sonu, ilçenin sorunlarını değerlendirmek ve onu tanıtmak amacıyla, ilçede “Geleneksel Gülnar Buluşması, Üzüm Elma Festivali” yapılmakta.

Kuvayı Milliye’nin oluştuğu, Mut ve Anamur’dan sonra Mersin’in üçüncü ilçesidir Gülnar. Ulusal Kurtuluş Savaşı’mıza, padişah yanlısı Delibaş İsyanı’nın bastırılmasına destek veren Gülnar halkı, ilk Meclis’e temsilci yollamış, Atatürk’ün başlattığı tüm devrimleri hemen benimsemiştir. Sonra da çoğu kez TBMM’ne milletvekili göndermiş, hatta bazen bir dönemde iki tane. Ancak, beklediği olumlu gelişmeler Gülnar’a yansıtılamamış, ülkemizde yıllardır süren kısır politik çekişmelerden,  en çok zarar gören yerlerden biri de Gülnar olmuştur.

Gülnar’da okuma yazma oranı %95. Mersin’in ilçelerinden bu yönüyle önde. Tarım alanının sınırlı oluşu, ürünlerin pazar bulamaması halkın gelir düzeyini olumsuz etkilemekte. Bu nedenle Gülnarlı kurtuluşu çocuğunu okutmakta bulmuş. Her evde yükseköğrenim yapmış en az iki kişi bulabilirsiniz.  Yurdumuzun her köşesinde üst düzey yönetim kadrosunda  Gülnarlı’yı görebilirsiniz. İç göçün yoğun yaşandığı ilçede halk, işsiz çocuğu için siyasetçiden medet umuyor.

Akdeniz Bölgesi’nde olmasına karşın, kış sert geçer burada. Poyrazı ünlüdür. Baharla birlikte ağaçlar gelin olma yarışına girerler. Gülnar’ı işte o zaman görmelisiniz. Bir süre sonra rengarenk giysilerle pazara gelirler, kiraz, kayısı, şeftali, elma… olarak. Artık sebze ve meyvenin her çeşidini ilk elden, tazecik yeme şansınız vardır. Pazar sorunu yaşayan Gülnarlı,  ürettiklerinin karşılığını alamaz. Her yıl, can damarı ürünler; elma, üzüm, nohut elinde kalır. Ekonomisi tarım ve hayvancılık üzerine kurulu; ama  ilçede bu ürünleri değerlendirebilecek küçük işletmeler, ne yazık ki yok… Son günlerde ilçe kaymakamı Hakan Kılınçkaya ve Ziraat Odası Başkanı H. Emiş Işık’ın çabaları ile pekmez üretim tesisi yapılmakta. Bağcılıkla geçinen yöre halkına bir umut.

Yolunuz Gülnar’a düşerse; İ Ö 7. yüzyıldan beri, yedi uygarlığın izlerini taşıyan Meydancık Kale (Kırshu), doğa harikası Ilısu Şelalesi, Hortu Gölleri, Şeyh Aliyy-i Semerkandi Türbesi’ni görmeli; İpek Yolu üzerindeki Bardat Pazarı’ndan alışveriş yapmalı, Söğüt Yaylası  ve Bolyaran katran ormanlarında oksijen depolamalı, Kayrak çınar altında çayınızı yudumlarken köylülerle söyleşmelisiniz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir