Download!Download Point responsive WP Theme for FREE!

ŞAŞKIN AKİL ADAMLARA YANITIMDIR

26 Haziran 2013 tarihinde televizyonda Haber Türk kanalında Balçiçek İlter’in ‘Söz Sende’ programını ibretle izledim. Akil Adamlar’ı her bölgeden temsil eden konuşmacılar vardı programda. Her konuşmacı, kendi bölgesinin raporuna ilişkin bilgi veriyordu. Hepsinin ortak yargısı bu çalışmanın, çok demokratik bir uygulama (!) olduğuydu. Akdeniz Bölgesi’ni temsil eden iki konuşmacı vardı orada. Akdeniz Bölgesi’nde işlerinin biraz zor olduğunu, zorlandıklarını belirtti Nihal Bengisu Karaca. Muhsin Kızılkaya ise, gerçekle örtüşmeyen, hiç doğru olmayan bilgiler verdi o gece.

Alayımsı bir eda ile ‘otel önünde toplanan öfkeli kalabalığın otele girip her yeri aradığını, bereket versin ki kendilerinin ‘Taksim Gezi Eylemi’nin tüm yurda yayılması nedeniyle o günlerde Mersin’e gelmeyi ertelemiş olduklarını, maazallah o sırada otelde olsalar, başlarına neler gelebileceğini söyledi. Gezi olaylarının Akillere olan öfkeyi azalttığını, bu nedenle daha sonraki günlerde aynı otelde toplandıklarında önceki gibi sözünü ettiği bir taşkınlıkla karşılaşmadıklarını anlattı. Programdaki öteki konuk konuşmacılar da aynı eda ile Mersin’in duyarlı, sorumluluk sahibi yurtseverlerini küçümseyen alaycı gülümsemeleri ile dinleyip bu konuşmayı onayladılar.

Oysa gerçek hiç de anlatıldığı gibi değildi…

Biz Mersinliler olarak nasıl seçildiklerini bilemediğimiz Akillerle görüşmek, aklımıza takılan sorularımızı bizzat sormak istemiştik. Onların, Mersin’e geldiklerini ve toplantı yapıp gittiklerini öğrenince 30 Nisan 2013 tarihinde Atatürkçü Düşünce Derneği Mersin Şubesi öncülüğünde kentimizdeki pek çok demokratik kitle örgütü ve bazı partilerin desteklediği yurtseverlerle ‘Mersin Burada, Akiller Nerede?’ başlıklı bir basın açıklaması yaptık.

Muhsin Kızılkaya’nın sözünü ettiği Taksim Gezi Parkı Eyleminin başladığı günlerde Akdeniz Bölgesi Akilleri’nin Mersin’e ikinci kez gelip Hilton Oteli’nde toplantı yapacaklarını –kiminle yapacaklarsa- öğrendik. 02 Haziran 2013 tarihinde, yukarda belirttiğim kuruluşların üyeleriyle Hilton Oteli önünde buluşup çağrılmadığımız toplantıya girmek; giremezsek basın açıklaması yapmak üzere toplanmıştık. Oraya gelen emniyet güçleri ve Hilton Oteli yetkilisi toplantının iptal edildiğini Akillerin gelmediğini, otele girip bakabileceğimizi söyledi. Ancak biz içeri girmedik. Bizi muhatap kabul etmeyen Akillere, basın yoluyla sorularımızı sormak istedik ve basın açıklamamızı orada yaptık. Elimizde sadece bayrağımız, Atatürk’ümüzün resmi, kuruluşlarımızın flaması, birkaç pankart vardı. Bunlarla mı otel basıp onlara zarar verecektik Yalnızca demokratik hakkımızı kullandık, sloganlarımızı attık ve bir süre sonra dağıldık.

14 Haziran 2013 tarihinde de Akdeniz Bölgesi Akillerinin iki hafta önce iptal ettikleri toplantı için yeniden Mersin Hilton Oteli’ne geleceklerini öğrenince aynı kuruluşlar o sabah otele yakın parkta toplanıp otele yürümek istedik. Ama ne görelim… Birkaç Akil Adam için neredeyse Mersin Emniyet Müdürlüğündeki görevli polisin hepsi, tomalar eşliğinde bizi bekliyordu. Ancak elli metre yürüyebildik. ADD Mersin Şube Başkanı olarak benimle yetkili amirin görüşmek istediği belirtildi. Toplantının başladığını; görüşme talebimizi Akillere ileteceklerini şayet onlar isterse; toplantı sonrasında belki görüşebileceğimizi söyledi amir bey. Bunun gerçekleşmeyeceğini hepimiz biliyorduk. Çünkü toplantıya katılım koşulları senet gibi önümüzde duruyordu. Eğer yürüyüş yapmaya devam edersek çevik kuvvet ekibi hazır bekliyordu. Kısaca saatler süren bir oyalama taktiği uygulandı bize. Bir ara, Akillerin Cuma namazına gittiği söylendi; namaz sonrası belki görüşürler sizinle bile dendi bize. O gün, Akillere yönelik üçüncü basın açıklamamızı yaptıktan sonra oturma eylemine geçtik.

Nisan ayından bu yana bizden köşe bucak kaçarak gizlice toplantı yapan Akillerimizi ısrarla aradık durduk. Onlara soramadıklarımızı üç kez basın açıklaması yaparak halkımıza duyurduk. Onlara olan öfkemiz azalmak şöyle dursun Muhsin Kızılkaya’nın belirttiğinin aksine katlanarak arttı.

Başbakanın neye ve hangi ölçüte göre seçtiği bilinmeyen Akil Adamlarımız, aynı yöntemle toplantıya katılacakları kendileri belirleyip çağırıyorlardı zaten.
Gelin onların dayattığı Katılım ve Diyalog Şartları’nın bir kaçına birlikte bakalım:

– Toplantı kamuoyuna ve basına açık değildir, yalnızca davet edilen ve katılımı teyit edilen katılımcılar salona alınacaktır. Toplantı günü kapıda yapılacak katılım talebi kabul edilmeyecektir.
– Çalışmaya kısmi katılım olmaz. Katılanlar tüm toplantıya katılırlar. Toplantı sürecinin evreleri birbiri arasında ilişkili olduğu için bir parçasına katılıp öbür parçasına katılmamak olmaz.

Akil adamlarımızın çok demokratik dediği toplantı ve uygulamaları bu işte. Bu ülke bizim, bu kent bizim. Ülkemiz için atılacak adımlardan, verilecek kararlardan haberli olmak en doğal hakkımız. Bu kente gelen Çok Akiller, neden halktan, basından köşe bucak kaçarak bu toplantıları gizlice yapar, istediği ile görüşür?

Dahası, bu çok akiller yalan yanlış bilgilerle halkın kafasını karıştırıp ADD Mersin Şubesi ile görüşmedikleri halde bizi olaya nasıl dahil etmişler anlatayım.

Tolga İkiz ve Onur Enez adlı kişiler, Rifat Hisarcıklıoğlu adına Ankara’dan Adana Atatürkçü Düşünce Derneği Şube Başkanını arayarak Mersin ADD ve Antakya ADD Şube Başkanları ile görüşüldüğünü, bu şubelerin Akil Adamların çalışmasını desteklediklerini söylemiş ve Adana ADD’nin de desteklemesini istemiştir. Tümü yalan! Oysa bizler, bu çok Akilleri mumla aramış ama bulamamıştık…

Son söz, Akil Adamlık bilge olmayı gerektirir. Bizimkilerse Küresel Kapitalizm’in işbirlikçisi, bu sistemin dümen suyunda yüzen şaşkınlardır
(Mersin imece Gazetesi, 02 Temmuz 2013,Y: 14, S: 3302).

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir