Download!Download Point responsive WP Theme for FREE!

ÖĞRETMENİM MAZHAR KÜKEY

ogretmenimmazharkukeyF. Saadet Bilir

abece, Aralık 2006, Sayı: 244, Sayfa: 22

Ekim ve kasım aylarında benliğimi apayrı bir duygu kaplar. Cumhuriyet’imizin kuruluş gününün mutluluğu; Yüce Meclis’imizin açıldığı, ulusal kurtuluşumuzun ilk adımının atıldığı, Ankara’nın başkent oluş gününün coşkusu; bağımsızlığımızı, özgürlüğümüzü, varlığımızı, her şeyimizi borçlu olduğumuz büyük Ata’mızın ölüm gününün burukluğu ve önderimiz başöğretmenimizin tahta başında yeni Türk abece’sini tanıttığı, aydınlığa giden yolun açıldığı gün, 24 Kasım Öğretmenler günü…

Her zaman yinelerim, yeniden dünyaya gelsem yine öğretmen olurdum. Bu kutsal meslek, bir sevgi, özveri işidir. İlkokuldan, başlayarak pek çok öğretmenimiz olmuştur. Ancak öğrencilik yıllarımıza dönüp baktığımızda, bizde iz bırakan, unutamadığımız, örnek almaya çalıştığımız öğretmenler sayılıdır. Kısaca bizi biz yapan öğretmenler. Öğrencilerime hep, “Ben sizin dostunuzum, geleceğiniz için sizleri iyi yetiştirmek zorundayım,” derdim. Çünkü bizim dostumuz olduğunu sonradan anladığımız değerli öğretmenlerimiz, bizi böyle yetiştirmişlerdi.

Türkçe öğretmenliğimin 12. yılında, Gülnar Lisesi’ne gelen Bakanlık Müfettişi, henüz tanışma sırasında, “Hocanım, siz Samsun Kız Eğitim Enstitüsü mezunusunuz, biz bakanlık olarak, Samsun mezunu Türkçe öğretmenlerinden çok memnunuz, sizin dersinizden de aynı duygularla çıkacağımı umuyorum,” dediğinde ne kadar mutlu olduğumu, gurur duyduğumu anlatamam. Bizim başarımız, bizi yetiştiren, aynı zamanda bölüm başkanımız da olan değerli öğretmenimiz Mazhar Kükey’in başarısıydı aslında. Yüce Atatürk’ün bu aydın öğretmeni, bizi geleceğe hazırlamıştı. Ders sonunda, “ Umduğum gibi, çok başarılı bir ders işlediniz, teşekkür ederim,” demişti müfettiş. Aradan 35 yıl geçmesine karşın, dersini dün dinlemiş gibi anımsadığım, özellikle dilbilgisi dersinde sınıfta verdiği çarpıcı örnekleri hiç unutmadan, kendi öğrencilerime verdiğim değerli öğretmenim Mazhar Kükey.

O yıllarda kitap dosyasının hazır olduğunu, ancak yayımlatamadığını bir başka öğretmenimizden duymuştum. Yıllar sonra aynı okulda çalıştığım, Bursa Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü mezunu bir arkadaşımın elindeki kitabın yazarının, Mazhar Kükey olduğunu gördüğüm zaman nasıl sevinmiş, o kitaptan edinmek için nasıl uğraşmıştım.

Biz son sınıfa geçtiğimiz yıl, sevgili öğretmenimiz Mazhar Kükey’i Asmsun’dan, Bursa Eğitim Enstitüsü’ne müdür olarak atamışlardı. Ne çok üzülmüştük, ne çok. Öğretmenimizin oldukça sert, ciddi görünümünün altında öğrencilerini koruyan, kollayan, babacan bir yanı da vardı. Çekinirdik; ama sayar, çok severdik. Üzüntümüz,  hem ona sevgi ve saygımızdan, hem de ondan öğreneceklerimizi alamayacak olmamızdandı. Gerçekten de ben, son sınıfta değerli öğretmenimin dersine, onun yerine giren öğretmenden pek bir şey alamamış, üçüncü yılı okumamıştım sanki. Bir süre sonra yeniden Samsun Eğitim Enstitüsü’ne dönmüştü öğretmenim; ama olan bize olmuştu.

Sınavı kazanıp okula başladığımız günlerde öğretmenimiz Mazhar Kükey, Türk Dili, Varlık gibi dil, kültür, sanat dergilerinin, günlük gazetelerin sürdürümcüsü olmamız, Türk Dil Kurumu roman ve öykü ödülü alan kitapları okumamız, dil bayramımızla ilgili bilgi edinmemiz konusunda bizi uyarmıştı. Onun önerisi doğrultusunda, yayınevlerinin kataloglarından, öğrenimimiz sırasında ve ileride bize yararlı olacağını düşündüğümüz kitapları seçer, sınırlı öğrenci bütçemizle getirtir, büyük bir iştahla okur, incelerdik. Bir ödev olarak algıladıklarımız, zamanla alışkanlığa ve yaşam biçimine dönüşmüştü. Türkçe öğretmeni olarak ilk atandığım Elazığ, ardından Gülnar’da da bu yayınevleri benim adresimi bulmuş, katolog yollamayı sürdürmüşlerdi.

Günümüzde gençlerin öncelikleri arasında kitap edinme ve okuma alışkanlıklarının olmayışı, öğretmenleriyle çok ilintili aslında. Kitap ve okumadan uzak bir toplumu her yöne götürebilirsiniz.

İletişim kurduğum sınıf arkadaşlarımın da benim duygularımı paylaştığını biliyorum. Hepsi de ülkemizin farklı yörelerinde, değerli öğretmenimizden aldıklarıyla aydınlık yüzlü, aydın bireyler yetiştirmeye çabaladılar. Bir araya geldiğimizde konu döner dolaşır, öğretmenimiz Mazhar Kükey’in söylediklerine, anlattıklarına gelir. Biliyoruz ki, öğretmenliği sırasında o, yüzlerce Mazhar Kükey yetiştirdi.

Öğretmenim Mazhar Kükey, emekli olduktan sonra da güzel dilimiz Türkçemiz ile ilgili kitaplar yazıyor, kendi çabasıyla yayımlatıyor, genç kuşakları ışıtmayı sürdürüyor, öğretmenlere yol gösteriyor.

İlginç olan bu değerli kitapların dergi ve gazetelerin kitap tanıtım sayfalarında, televizyon programlarında yer almamaları. Oysa, karanlığa doğru sürüklendiğimiz bu günlerde bu tür yayınların, geleceğimiz için, üniversitelerin edebiyat fakültelerine, her Türkçe-edebiyat öğretmenine duyurulması, tükenenlerin yeniden basılması, yayıma hazır olanların yayımlanması için çalışmalar yapılması gerekmez mi?

Atamızın emaneti laik cumhuriyetimizi ve devrimlerimizi ancak, mesleğini böyle seven, bilinçli, birikimli, öğretmenlerle korur; geleceğimizi kara bulutlardan, aydınlığa çıkarabiliriz.

Mazhar Kükey’in  Kitapları

  • Uygulamalı Örneklerle Türkçe’de Fiiller
  • Yazım (İmlâ) Kuralları
  • Uygulamalı Örneklerle Türkçenin Sözdizimi
  • Türkçenin Dilbilgisi I  (Cem Ofset, Samsun, 2003)
  • Türkçenin Dilbilgisi II (Cem Ofset, Samsun, 2006)

Yayımlanacak Kitapları

  • Türk Edebiyatında Nazım Biçimleri
  • Türk Kişi Adları Sözlüğü

(abece, Aralık 2006, Sayı: 244, Sayfa: 22)

* Bu yazı, Kıyı dergisi 2014 Ocak-Şubat sayısında da biraz değiştirilip genişletilerek yayımlandı.

15 Comments

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir