Download!Download Point responsive WP Theme for FREE!

MART AYI VE DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

F. Saadet Bilir

İçel Sanat Kulübü, Nisan-Mayıs 2007, Yıl:17, Sayı: 151, Sayfa: 44-45

  • 03 Mart:  Şeriye ve Evkaf Vekâletlerinin kaldırılması(laik devlete doğru ilk adım)
  • 03 Mart: Erkân-I Harbiye-i Umumiye Vekâletinin kaldırılması (Genel Kurmay Başkanlığının Hükümet ve siyaset dışına çıkması)
  • 08 Mart:  Dünya Kadınlar Günü
  • 16 Mart: Öğretmen okullarının açılması
  • 18 Mart:  Çanakkale Zaferi
  • 21 Mart: Dünya Ormancılık Günü
  • 25 Mart: Kütüphaneler Haftası
  • 27 Mart : Dünya Tiyatrolar Günü

Yukarda saydıklarımdan başka, mart ayında anılacak, kutlanılacak o kadar çok gün, hafta var ki birbirleriyle ilintili…

***

Yıl 1961. Doğu ve Güneydoğu illerinde kalkınmayı hızlandırmak, kız çocuklarının okutulmasını sağlamak için hükümet, bu bölgelerde çok sayıda ilköğretmen okulu açmış. Urfa Kız İlköğretmen Okulu da yeni açılmış. Adana Kız Lisesi orta 1. sınıfa henüz başladığı günlerde müdür yardımcımız, birinci sınıfları dolaşarak bu okullar için sınav yapılacağını, isteyenlerin ailelerinin onayıyla idareye başvurmalarını söylemişti. Ben, sevinç içindeydim. Eve gider gitmez anneme söylemiş, ama olumlu yanıt alamamıştım. Akşamı sabırsızlıkla bekliyordum. Babam beni kırmaz, onun sevgili kızıyım nasılsa, diye düşünüyordum. Annem sınava girmemi kesinlikle istemiyordu. “Biz seni zaten burada okutuyoruz, bırak başkaları yararlansın, ayrıca zorunlu hizmet için yıllarca köylerde dolaşman gerekecek,” diyordu. Toprağı bol olsun, babacığım anamla benim aramda kalmıştı. Sonunda anneme, “Hanım bak, çocuk çok istiyor, hevesini kırmayalım, bakalım kazanacak mı? Sınava girsin hele bir,” demiş ve yirmi gün sonra babamla Urfa kız İlköğretmen Okulu’na gitmek üzere yola koyulmuştuk.

Amaç, o bölgenin kız çocuklarını, sınav yapmadan bu okula kaydetmek; ama öğrenci bulunamıyor. Bu nedenle okullar açıldıktan sonra çevre illerde  sınav yapıp hedeflenen öğrenci sayısına ulaşmak zorunda kalınıyor. Her gün Urfa’nın çeşitli ilçelerinden öğretmenler ya da muhtarlar aracılığı ile getirilen yeni arkadaşlarla tanışıyoruz. Üç etekli, kırk belikli, uzun süre yıkanmadığı, tarak yüzü görmediği için keçeleşmiş saçlı, gün yanığı arkadaşlar. Çoğu bizden büyük, 18 yaşında olan bile var. O yıllarda bu uygulamanın amacını bilecek olgunlukta değiliz. Gelen arkadaşlarımızın durumuna, neden bu yaşa gelene değin ortaokula gitmemiş olduklarına şaşırıyoruz çocuk aklımızla. Çünkü onlara göre tuzumuz kuru.

Özverili öğretmenlerimizin gece gündüz çabaları, çağdaş eğitimin etkisi ile evriliyoruz kısa zamanda. Sonuçta aydınlık yüzlü, aydınlanmacı Atatürk öğretmenleri oluyoruz hepimiz, yurdumuzun kıyı köşesine ışık saçmak için. Geçen zaman bu okulların ne denli önemli olduğunu göstermekte.

***

8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Öğrencilerimin bir kısmı ısrarla, Emekçi Kadınlar Günü olduğunu söylerler. Ben de onlara, “ Tarlada, dağda evde çalışan anamı, ablamız, yarimiz kadınlarımız daha az mı emek harcıyor; neden onları dışlıyorsunuz?” diye sorarım.

***

Geçenlerde, konfeksiyonculuk yapan bir bayan arkadaşımın dükkânında kızı güzel sanatlar lisesinde okuyan bir tanıdık ile karşılaştım. Herkes kendi alacağı ile ilgilenirken bir ara tezgâhtarlık yapan eski kız öğrencimi, albenili bir türbanı (alttı takke, üstü türban) başına takmış, müşterisine satacağı malın güzel olduğunu göstermeye çalışırken gördüm. O anki üzüntümü anlatamam. Annesi ile gelen kızımızın türbânlı bir arkadaşına, başka armağan kalmamış gibi, doğum günü için bu türban alınmak istenmiş. Tezgâhtar kızımız da, zaten günde pek çok kez nasıl durduğunu merak eden müşterilere göstermek için bunu başına takıyormuş. O gün bu türban alınmadı. Dükkân sahibi arkadaşıma da, “Bunu satmasan olmaz mı, ondan gelecek kâr ile zengin mi olacaksın?” uyarımı yaptım, tezgâhtar öğrencim de bir daha denemek için bile olsa başına türban takmayacağına söz verdi. Ama nereye kadar…

***

Çevremizde her geçen gün sayısı daha da çoğalan, ellerinde Kur’an, ev toplantılarına giden bayanları görüyoruz. Onların, kadın hakları, kadın sığınma evleri, kadın sorunları ile ilgili bir düşünceleri, kaygıları, yorumları da olsaydı keşke.

***

Yıl 2006. Ülkemin aydınlık geleceğinin karartılmasından korkuyorum. İçim acıyor. TBMM Töre ve Namus Cinayetlerini Araştırma Komisyonu’nun AKP’li üyeleri, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde “başlık parası, berdel ve beşik kertmesi”nin yasaklanmasına ilişkin önerileri kabul etmedi. CHP’li Vedat Melik de onlara destek verdi. CHP’li Vedat Melik’in, “Töre ve namus cinayetleriyle feodal yapının ne alakası var, böyle bir tetikleme söz konusu değil,” sözlerine destek veren AKP’liler, “Bu görüşe katılıyoruz. Bizim parti politikamız da bu yöndedir,” dediler. (Cumhuriyet, 11 Şubat 2006)

***

Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde kazanılan Çanakkale Zaferi, emperyalizme karşı atılan ilk ve önemli adım. Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın kazanılmasından sonra başlatılan devrimlerin bana göre en önemlilerinden biri Öğretim Birliği Yasası. Töre, namus cinayetleri, türban vb. sorunların temeli, bu yasanın uygulanmayışından, uygulanamayışından kaynaklanmakta. Çağdaş, demokratik eğitim verecek öğretmenleri yetiştiren, öğretmen okullarının açılış günü de, mart ayına rastlamakta (16 Mart 1948). Laik, demokratik, Türkiye Cumhuriyeti okullarında sözünü ettiğim yasaların ışığında çalışan öğretmenlerin yetiştirdiği öğrenciler, kitap ve kütüphane ile barışık yaşar. Çevre ve doğa bilinci gelişir. Tiyatro ve güzel sanatların her alanı ile ilgilenir, aydınlanır, aydınlatır. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanlar yanmış, yıkılmış ülkelerinde, ruh sağlığı bozulmuş halkı düşünerek her şeyden önce tiyatro binalarını bu yüzden yapmışlar. Çözüm, laik, çağdaş, bilimsel, demokratik eğitimde…

***

Son yıllarda TBMM’deki milletvekillerimizin çoğu, çok eşli. Töre, namus cinayetleri, aşiretlerin kadına bakışı ile ilgili bir çalışma onların hedefi olabilir mi? Onların insana, insan ve kadın haklarına, kadınlar gününe bakışları da bu doğrultudadır.

Biz kadınlar, tüketim toplumu olarak medyanın dayatması olan sevgililer gününü anımsarız da, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”nü kutlamayı düşünmeyiz nedense?

Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun!..

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir