KATLEDİLİŞİNİN 22. YILINDA UĞUR MUMCU

Değerli dostlar, değerli basın emekçileri,
Hoş geldiniz, sizleri sevgi ve saygı ile selamlıyorum. Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Baş. Sayın Atilla Sertel’e de hoş geldiniz diyorum.
Dostlar, ülkeler kimi zaman işlerin ters gittiği, toplumsal kırılma ve altüst olmaların yaşandığı tarihsel dönemlerden geçerler. Aslında her şeyin karşıtını var ederek oluştuğu Diyalektik bir süreçtir bu. Böylesi zamanlarda, toplumsal bir varlık olan bireyin, ters giden, gerçekliği görme, olumsuzu olumluya çevirme sorumluluğu vardır. Ayrıca bu mücadelenin örgütlü ve bilinçli yapılması gerektiği de bilinmektedir. Bunun bir örneğini, emperyalizme karşı Ulusal Kurtuluş Savaşını başlatan Mustafa Kemal Paşa’nın, 2. İnönü Zaferi kazanıldığında Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’ya çektiği kutlama telgrafındaki, “Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin MAKUS yani ters giden talihini de yendiniz,” sözlerinde görmekteyiz.
Mustafa Kemal Atatürk, toplumsal yaşamı akıl ve bilimle ilişkilendiren aydın, aydınlık, bilge bir insandı. Osmanlının küllerinden, insan haklarına bağlı, “Çağdaş, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti” olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına öncülük etti. Ancak bu devrimci düzenleme ne Emperyalistlerin ne onların yerli işbirlikçisi güçlerin hoşuna gitti. Doksan yıllık Cumhuriyet tarihimiz o dinci, mezhepçi, etnik ayrılıkçı, darbeci, mafyacı, hırsız, yalancı, dolancı, güçlerle buna karşı koyan ulusalcı, demokrat, yurtsever aydınların kavgasına tanık oldu. Kanla beslenen o sinsi güçler yollarında engel gördükleri çok sayıda gazeteci, yazar, bilim insanı aydınımızı kalleşçe katlettiler. Toplu katliamlar yaptılar. Faili Meçhul cinayetler işlediler. İşte, Sevgili Uğur Mumcu’yu da bu amaçla, çok şey bildiği, bildiklerini korkusuzca yazıp çizdiği, anlattığı ve anlatacağı şeylerden korktukları için öldürdüler. Ona Atatürkçü, devrimci, demokrat, yurtsever, sol görüşlü bir aydın olduğu için kıydılar. Tıpkı Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Turan Dursun, Cavit Orhan Tütengil, Ahmet Taner Kışlalı, Gaffar Okkan… canlara kıydıkları gibi…
Değerli dostlar, bilinen o karanlık güçler şimdiye değin bilinçaltında sakladığı niyetlerini hiç çekinmeden söyleme cüreti gösterebilmektedirler artık. Onların amacı parlamenter demokrasiyi yıkıp yerine din, mezhep, ümmet temelli sözde Osmanlıcı bir otokrasi yönetimi kurmaktır. AKP Milletvekili Tülay Pabuşçu’nun tehdit içeren, “Osmanlının 90 yıllık reklam arası bitti. Film başladı ve 2023’te siz isteseniz de istemeseniz de vizyona girecek, ” sözleri de bu niyetin açık bir göstergesidir.
Buna karşı, Türk halkı Atatürk’ün armağan ettiği Cumhuriyete gönülden bağlı bir toplumdur. Türk aydınları da, demokrasi mücadelesinde korku ve umutsuzluğa yer olmadığını bilen insanlardır. Bu özgürlük mücadelesi Mustafa Kemallerin, Uğur Mumcuların ve devrim şehitlerimizin yoldaşlığında karanlığı yenene değin sürecektir.
Bugünkü söyleşimizde, 24 Ocak 1993 günü, Ankara- Karlı Sokak’taki evinin önünde alçakça katledilen Sevgili Uğur Mumcu’muzu özlemle anarken, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Genel Bşk. Değerli Gazeteci, Atilla Sertel’in konuşması ışığında, yaşamakta olduğumuz tarihsel süreci de bir kez daha sorgulama fırsatı bulacağız. Bu duygularla sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum.

Not: 24 Ocak 2015 tarihinde Atatürkçü Düşünce Derneği Mersin Şubesi öncülüğünde düzenlenen Uğur Mumcu etkinliğindeki konuşma metni.