90’lı yılların başıydı, kitapçıda Alleben Öyküleri’[1]ni gördüğümde hemen almış ve bir solukta okumuştum. Bu öykülerde ve ardından gelen Alleben Anıları[2] ile Yaşamak Hatırlamaktır’[3]ın Gaziantep’i anlatan bölümlerinde doğduğum ve