Download!Download Point responsive WP Theme for FREE!

AMERİKA’DA KÜLTÜRLER BULUŞMASINDA TÜRK ŞİİRİ

Tallahassee’de, doktora öğrenimi yapan kızımızın diploma törenine katılmak üzere ABD’deyiz bir süredir. Defne’nin arkadaşları, o hafta sonunda “Florida State Üniversitesi Küresel Birleşme Merkezi”nin düzenlediği 2011 “Uluslararası Pazar Etkinliği” kapsamında “Türk Kültürü Grubu”nun konuğu olarak eşim Ali F. Bilir’in de şiir okumasını önerdiler. Aynı üniversite’nin Modern Diller Bölümü Türkçe Programı’nda öğretim görevlisi olarak çalışan ve ‘Türk Dili, Kültürü ve Sineması’ dersleri veren Dr. Arzu Güngör Leushuis’in öğrencilerinin de Türk şairlerinin şiirlerini Türkçe ve İngilizce okuyacağını söylediler. Eşim bu öneriyi severek kabul etti.

26 Mart günü üniversitenin belirlediği salonda buluştuk. Öğrenci toplulukları stantlarını kurmuşlar, bayraklarını, haritalarını asmışlar, ülkelerinin turizm broşürleri ve kitapçıklarını, kültürel tanıtan objeleri, bazıları çeşitli yemek ve tatlılarını masalarının üzerine dizmişler; oraya konuk gelenlerin sorularını ilgiyle, güler yüzle yanıtlıyorlardı. Yüzyılın çok önemli bir felaketini yaşayan Japonya standı, yoğun ilgi çekiyordu. Onlar, atom bombası felaketini belleklerinde tutmak için kâğıttan turna kuşları yapma geleneklerini burada da uygulamışlardı. Standın her tarafı çeşitli renkli kâğıtlardan yapılmış turna kuşları asılmış iplerle kaplıydı.

Doğal olarak Türk Kültürü Grubu standında, bağımsızlığımızın sembolü bayrağımızın ve laik, çağdaş Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ümüzün fotoğrafının yanında onur ve mutluluk duyduk. Yurdumuzun çeşitli köşelerine ilişkin fotoğraflar, kitapçıklar, küçük hediyeliklerle Türkiye’mizin tanıtılması güzeldi. Yurt özlemimizi o görüntülerle biraz giderdik sanki. Akademik eğitim yapmak amacıyla Tallahassee’de bulunan Metin Çoban ve Mehmet Yeşiltaş’ın özverili çabasıyla oluşan bu dernek modern Türkiye’yi temsil ediyor. Bu aydın gençlere teşekkür borçluyuz, başarılar dileriz.

Saat 15.00’te alfabe sırasına göre dernekler ülkelerini yansıtan gösterilerini sunmaya başladılar. Büyüleyici bir dünya turuna çıkmıştık sanki. Üstelik burada gösteri yapanlar sadece üniversite öğrencileri değil; küçük büyük herkesti. İzleyiciler de öyle. Asya Öğrenci Derneği, Latin Amerikalı Öğrenci Derneği, Afrika Öğrenci Derneği, Hindistan Öğrenci Derneği, Japonya Öğrenci Derneği, Nayrobi Öğrenci Derneği, İran Öğrenci Derneği, Budist Öğrenci Derneği, Tayland Öğrenci Derneği, Siyahi Öğrenci Derneği, Budist Öğrenci Derneği, Türk Kültürü Grubu …  gibi otuzun üstünde derneğin katılımı vardı o salonda. Asya şarkıları, Latin Amerika şarkıları dinledik; Hintli küçük kızların ve Japon kadınlarının danslarını izledik; Taylandlı gençlerin müziği ile coştuk, tempo tutup eğlendik… Salondaki pek çok kişi ülkesinin yöresel giysileriyle gelmişlerdi. Bir karnaval havasındaydı her şey…

Orada, Edip Cansever’in ‘Masa Da Masaymış Ha’, Ataol Behramoğlu’nun ‘Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var’, Ahmet Arif’in ‘Terketmedi Sevdan Beni’ şiirlerini, yazımın başında sözünü ettiğim ‘Türk Dili, Türk Kültürü ve Sineması’ dersi alan Amerikalı öğrencilerin okuması bizi çok etkiledi. Ali F. Bilir de, yaptığı kısa bir konuşmadan sonra ‘Korku Oyunu’ ve ‘Uzak Yolculuklara Çıkarken’ adlı iki şiirini Türkçe okudu; kızımız Defne onları İngilizce seslendirdi. Yine birlikte, bu etkinlik için İngilizceye çevrilen Abdülkadir Bulut’un ‘Bana’ adlı şiirini Türkçe ve İngilizce sundular ve dinleyicilerden coşkulu alkış aldılar. Türk şiirini bir başka kıtada, başka bir ülkede tanıtmış olmanın mutluluğunu duyduk.

Söylemeden geçemeyeceğim. ABD üniversitelerindeki öğrencilerin çoğu yabancı kökenli. Üniversite yönetimi buraya gelen öğrencilerin kendi kültürlerini unutmamaları, yurt özlemlerini bir şekilde gidermeleri ve ülkelerini kültür ve turizm yönünden tanıtmaları için dernekler kurulmasını sağlıyor. Öğrenciler böylece yalnızlaşmıyor, tekillikten kurtuluyor. Kendini ifade edebiliyor, kültürünü tanıtabiliyor. Ulusal günlerini kutlayan; anma günlerini yapan etkinlikler düzenliyor. Bu etkinliklere katılanlar, bu farklılıkları gözlemliyor; o ülkeleri tanıyor, ilgisini çekeni öğreniyor. Dünya vatandaşı oluyor.

Bizim üniversitelerimizde de öğrenci toplulukları var ama başka ülkelerden gelenler için bu olanak veriliyor mu? Sayıları çok olmasa da üniversitelerimizdeki yabancı uyruklu öğrenciler böyle topluluklar kurabiliyor mu acaba? Tıpkı bizim, kültürlerin buluşmasının yaşandığı Florida State Üniversite’sinde ülkemizi, şiirimizi tanıttığımız; orada dünya vatandaşı olduğumuz gibi…

FOR ME

Could you sew a shirt for me
Of the soils on which
We have eaten olive and bread

Could you sew a shirt for me
And make two pockets on the breast
From the mountain breeze

Could you sew a shirt for me
Out of my longing for you, which
I have felt so many years

Poet: Abdülkadir Bulut

Translated by Defne Bilir-Kuzey Bilir

Edited in English by M. Ali Sulutas

 

BANA

Bana bir gömlek dikebilir misin sen
Üstünde zeytin ekmek yenmiş
Bir topraktan

Bana bir gömlek dikebilir misin sen
İki de cep yapabilir misin göğsüne
Bir dağ rüzgârından

Bana bir gömlek dikebilir misin sen
Yıllardır benim sana duyduğum
Hasretten

Abdülkadir Bulut  (İSK, S: 184, s: 14-15) 

————————————————

İçel Sanat Kulübü, İSK, Y: 21, S: 184, Mayıs-Haziran 2011, s: 14-15.

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir